© BeKa                                                                                                      
 
Ozanlar Web Sitesi

 

Gönüllü Coşkun (© BeKa)

                           Fotoğraf: Bekir Karadeniz

 

Gönüllü Coşkun©

1955 yılında Yozgat’ın Bayatören köyünde doğdu. Asıl adı Coşkun Gönüllü’dür. İlköğrenimini köyünde, ortaöğrenimini Yozgat’ta tamamladı.

Aşıklık geleneğini ve bağlama çalmayı küçük yaşlarda öğrenmeye başladı. Şiiri öğrenmesinde en önemli yardımı, şair olan babasından gördü. Ayrıca belirli bir ustası bulunmamaktadır.

İlkokul yıllarından beri şiir yazan Gönüllü Coşkun'un, Hacı Bektaş-ı Veli şenliklerinde 3 yıl üst üste aldığı birincilik ve çeşitli yarışmalardan birçok ödülü bulunmaktadır.

Liseyi bitirdikten sonra Ankara’ya yerleşen Gönüllü Coşkun burada daha geniş bir aşıklar çevresine girdi.

Şiirlerinde sevgiden toplumsal sorunlara dek her konuyu yalın ve abartısız bir biçimde işleyen Gönüllü Coşkun, önümüzdeki dönemde yayımlamak üzere şiirlerinin bir bölümünü topladığı bir kitap hazırlamaktadır.

Şiirlerinin birçoğu çeşitli araştırmalarda yer aldı ve bazıları bestelendi. Ayrıca şiirlerini kendisi de bestelemektedir.
 


Dünya

Dostlar bu hallere nasıl gelindi
Gittikçe çöplüğe dönüyor dünya
Ozon tabakası bile delindi
Hergün yavaş yavaş sönüyor dünya

Nükleer deneme pis duman derken
Temiz atmosferi kirlettik erken
Herkes tedbir alsın fırsatlar varken
Yoksa günden güne yeniyor dünya

Atom bombasını kurtuluş sandık
Hiroşimalarda kavrulup yandık
Bilimi tekniği yanlış kullandık
Ne düzelip ne de onuyor dünya

Çernobiller ile radyasyon yayıp
Maddi ve manevi çok verdik kayıp
Şu Körfez savaşı en büyük ayıp
Hala oylum oylum yanıyor dünya

Birgün yaşanmıyor ıstırapsız an
Açlıktan ölüyor milyonlarca can
Yakıp kese kese kalmadı orman
Her yandan yaralı kanıyor dünya

Kimisi kapıldı yağmura sele
Dertli Bangladeşli düşünün hele
Çok yerde değişti mevsimler bile
Kışın yanıp yazın donuyor dünya

Gönüllü Coşkun’um bu mudur huyu
İnsanlık kendine eşer mi kuyu
Düşünün havayı toprağı suyu
Bize ne güzellik sunuyor dünya
 


İkimiz

Gül yüzlüm biz yalnız yaşayamayız
Beraber ağlayıp gülek ikimiz
Gücümüz hiç yetmez taşıyamayız
Her derdi paylaşıp bölek ikimiz

Seven sevenine yapmazsa hata
Aşk yolunda varır en yüce kata
Sen Şirin’e benze ben de Ferhat’a
Engel dağlarını delek ikimiz

Bizim sevdamızı dil tarif etmez
Anlatmaya cilt cilt romanlar yetmez
Kıyamete kadar aşkımız bitmez
Bu gerçeği böyle bilek ikimiz

Aşkın şarabından kanalım deyi
Sen bana ben sana içirdik meyi
Aşka düşman olan bütün herşeyi
Kökünden kazıyıp silek ikimiz

Budur bu Gönüllü Coşkun’un özü
Gerçek aşkın olmaz hiç yalan sözü
Eğer gerekirse kırpmadan gözü
Birbirimiz için ölek ikimiz

 

Yusuf Gül ● Esirgeme (Söz: Gönüllü Coşkun ● Müzik: Musa Eroğlu)

 

Önceki                                                                                                                        Sonraki

 
www.FolklorEdebiyat.com