- Bizim
-
- Bin dokuz yüz doksan bir senesinde
Yüklendi kamyona göçümüz bizim
Ayrılık hasreti var sinemizde
O gün kan ağladı içimiz bizim
Babamın işleri çokça güç oldu
Altmış yıllık emekleri hiç oldu
Nasibimiz kalktı hane göç oldu
Buna yetmedi ki gücümüz bizim
O teşkilat düzen hava bozuldu
Kazanlar çanaklar kova bozuldu
Anamın kurduğu yuva bozuldu
Dinmiyor artıyor acımız bizim
Ok yaydan çıkmıştı diyemez olduk
Koyunları verdik sayamaz olduk
Ekinleri ektik yiyemez olduk
Harmanlarda kaldı tecimiz bizim
Eğdik boynumuzu bir yana büktük
Evimizin çokça yerini söktük
Mezarlığa gittik gözyaşı döktük
Kaldı ana kardaş bacımız bizim
Komşularla vedalaştık sarıldık
İkindi gelmeden çoktan yorulduk
Daha köyden ayrılmadan sorulduk
O zaman başladı sancımız bizim
Kevseri'yim gözlerime yaş doldu
Tarlalar çayırlar sahipsiz kaldı
O güzel evimiz tarumar oldu
Bitti devranımız tacımız bizim
- Değil
-
- Ey azizim neden şişersin öyle
Sendeki hal akıl alır hal değil
Acı söz konuşma tatlı laf eyle
Sattığın zehirdir asla bal değil
Neden kibirlikte kılmışsın karar
Acı sirke verir küpüne zarar
Engelli değilsin aklın fikrin var
Gözlerin görüyor dilin lal değil
Kevseri ağlıyor hep için için
Yaratılanı sev yaradan için
Boş yere kalpleri kırdığın niçin
Yıktığın insandır kuru dal değil
-
-
- Korkuyorum
-
- Ta küçücük yaştan beri
Yılanlardan korkuyorum
Ne ileri ne de geri
Yalanlardan korkuyorum
Bizler gördük çoklarını
Açlar ile toklarını
İnsanların haklarını
Çalanlardan korkuyorum
Elinde yok hürriyeti
Bilinmiyor zürriyeti
Sonradan bir variyeti
Bulanlardan korkuyorum
Kevseri der bu ahvalim
Özde cahil sözde alim
Merhametsiz gaddar zalim
Olanlardan korkuyorum
|
- İnceledim
Yar zülfünü arsa arsa
Dilim dilim inceledim
Ardahan’dan Iğdır Kars’a
İlim ilim inceledim
Irmakların akışında
Ceylan gözlü bakışında
Halıların nakışında
Kilim kilim inceledim
Seni için oldum heder
Bazı bazı ettim keder
Bir kere bir iki eder
Bilim bilim inceledim
Kevseri kalsın hatıra
Gözyaşın gemi batıra
Santim santim bir satıra
Milim milim inceledim
Bir Vefasız
Dosta
Bir vefasız dosta bedenle canla
Gitmiştim peşine körü körüne
Can yoldaşı seçin şerefle şanla
Sonra tozlanmayın kiri kirine
Deryadan limana yanaşmak gerek
Bir bilen arife danışmak gerek
Tam yeri gelince konuşmak gerek
Söz söyleyin kardaş yeri yerine
Kevseri’den gayet bilici olun
Kalp kırmayın gönül alıcı olun
Sır saklayın sonsuz kalıcı olun
Boş laf gezdirmeyin biri birine
Bizim Ele
Bahar Gelse
Bizim ele bahar gelse yaz gelse
Koşsak kadir kıymet bilen ellere
Dereler coşup da bize haz gelse
Düşsek de karışsak azgın sellere
Sevda bizde hasret bizde dert bizde
Güzel bizde yiğit bizde mert bizde
Muhabbet ehlisi olan fert bizde
Coşsak da sarılsak kutlu ellere
Kevseri’yim açtı çiçekler kırda
Koyun kuzu meler şimdi çayırda
Söylensin türkümüz dağda bayırda
Düşsek her gönülde keşke dillere
Var
Koy desinler olmuş gönül canisi
Aşk oduna yanan demde közüm var
Baki kalan ruhum beden fanisi
Emanet can ile bir de özüm var
Doğruları kendinize tarz edin
Tatlı dille lütuf edin arz edin
Beni de görmeyen bir kör farz edin
Hakkı sezebilen gönül gözüm var
Hele sorun neyin vardır Kevseri
Geride kaldı mı acep eseri
Birkaç cümle ile yaptım tefsiri
Dünyada kalacak üç beş sözüm var
Görüntülü Türküler
|
|
|
© BeKa |