© BeKa                                                                                                      
 
Ozanlar Web Sitesi

 

Aşık Zülali (© F. Bayraktaroğlu)

 

 

Aşık Zülali©

1873-1956. Posof’un Suskap köyünde (şimdiki adı Aşık Zülali Köyü) doğdu. Asıl adı Yusuf Kökten’dir. Köyünde medrese eğitimi gördü.

Küçük yaşlardan itibaren aşıklık geleneğini öğrenmeye başladı. Yöresindeki aşıkları, anlatılan halk hikayelerini dinleyerek kendini geliştirdi.

12 yaşında bade içen Aşık Zülali, 16 yaşındayken ilk ustası olan Aşık Abbas’la birlikte yöreyi dolaşmaya başladı. 18 yaşındayken, Ardahan yöresinde Musevi aşıklardan İzhari ve Aşık Şenlik’le karşılaştıktan sonra adı duyuldu.

Yaşadığı yöre, 1894 yılında Ruslar tarafından işgal edilince Livaneli (şimdiki Artvin bölgesi) göçmenlerle birlikte Sinop’a gitti. Oradan da İstanbul’daki ağabeyinin yanına geçti. Bir süre Arapça dersleri aldıktan sonra Bursa’da Ziraat Mektebine kayıt yaptırdı. 2 yıl okula devam etti. Ancak hastalığı nedeniyle bitiremeden Kars’a dönerek Posof’taki bir Rus okulunda, bir süre de Batum’da bir Türk okulunda öğretmenlik yaptı.

1911 yılında ailesiyle birlikte Afyon’a göçtü. Yörede birçok köyde öğretmenlik ve imamlık yaptıktan sonra Emirdağ Orman Fidanlığı bünyesinde memurluğa başlayınca Emirdağ’a taşındı. Ömrünün son yıllarını Eskişehir’in Çifteler ilçesinde geçirdi ve orada öldü.

Zülali’nin yaşamı, sanatı ve kişiliğine ilişkin, Erdoğan Kökten’in »Zülali’den Parçalar« (1953), Orhan Özbek’in »Deyişmeler-Karşılaşmalar« (1969), İrfan Ünver Nasrattınoğlu’un »Posoflu Aşık Zülali« (1987), Yunus Zeyrek’in »Posoflu Aşık Zülali« (1990) ve Ömer Gözükızıl’ın »Aşık Zülali’den Aşık Zülali« (2000) adlı kitaplar yayımlandı.


Ayrılık Günüdür
 
Ayrılık günüdür kavim kardaşlar
Yüreğim doluktur gözlerim ağlar
Gelin helallaşak yaren yoldaşlar
Hasreti od olmuş sinemi dağlar

Bozulmaz bu yazı hak yazmış ezel
Hani vatan senden evvelki güzel
Kurumuş ağaçlar dökülmüş gazel
Ne zaman yeşerir bu viran bağlar

Kadersiz maksuda ermek olur mu
Taktir mukadderi bilmek olur mu
Acep birgün yine görmek olur mu
Alçaklı yüksekli dumanlı dağlar

Ya nasip Zülali gene gelirin
Artık hasretimiz mahşere kalsın
Ölenler ruhuna fatiha olsun
Vallahi unutmam sizleri sağlar

Yok
 
Bu nasıl memleket bu nasıl dünya
Gamı defetmeye meyhaneler yok
Bu nasıl yaşamak bu nasıl hülya
Sakiler elinden peymaneler yok

Kanarya terketmiş boştur kafesi
Bülbülün goncadan geçmiş hevesi
Kesilmiş gelmiyor baykuşun sesi
Gidip eğlenecek viraneler yok

Yetti Zülal artık etme ah u zar
Bulamazsın bir münasip şivekar
Bari Sahralarla olsam kafadar
Hani Mecnun gibi divaneler yok

İlhan Erten ● Yok (Söz: Aşık Zülali ● Müzik: İlhan Erten)

 

Önceki                                                                                                                        Sonraki

 
FolklorEdebiyat.com